04 Temmuz 2009 Cumartesi

kına gecesi bitti sıra düğünde..

Bu gün az söz ,çok fotoğraf.
Kına gecesi şahaneydi.
Damat kuzenimdi.Çok yakışıklıydı.Gelin çok güzel ve çok şıktı.
Beyaz şifonu kol oyuntusuz bol tunik şeklinde kesip diktim.Payet kumaşı şeritler halinde parçalayıp yaka ve kol uçlarına diktim.Sağ omuz ve yaka açıklığını dikip sol tarafı dikmedim.Böylece sağ açık omuzlu oldu.İçine beyaz straplez giydim.
Altında siyah saten pantolon ve beyaz gelinlik ayakkabılarım .
Saçlarımı yine kendim yaptım.Düzleştirici maşayla.Kuaförlerin fönünden nefret ediyorum hayatım boyunca belki 10 kere fön çektirmişimdir ancak.Eeee makyaj malümünüz bennn.
Anneciğimin makyajınıda ben yaptım.
Artan kumaşlardan portföy çanta yaptım.Çok havalı bir şey ama burada pek belli olmamış.Sol tarafındaki beyaz kumaşlar saçak .Aşağıya dalğa dalğa doğru iniyor .Yürürken elimde uçuşuyor.Ayy çok sevdim çantamı.

Canım annem paşa ve ben.Paşayla çok benzeriz birbirimize peki dünyalar güzeli annciğime benziyormuyum?

Net resmini çekmemişim ama parlement mavisi hint elbisesinide ben diktim kuzenimin eşine.

Dün gece arkadaşıma gece bu fotoları yolladığımda:yayınlama çok nazar deyiyor sana ya bir yerini yakarsın yada kesersin dedi.

Ukalalık gibi olmassa bir maşallah dermisiniz.Hakikaten yıldızım çok düşük.Anında alıyorum üstüme nazarı.

Bu gecede düğün var şimdiden hazırlanmaya başlamak gerek.

01 Temmuz 2009 Çarşamba

son durum

Aşağıdaki yazıma gelen tüm yorumlar için teşekkür ederim.hepsini tek tek cevaplıyamıyorum yoğunluktan malesef.
Annemin istediği tarz:
Çiçekli böcekli, şifon,kat kat etek olsun, kuyruklu olsun , olsun yürüdükçe dalga dalga açılsınmış istediği elbise.
Yok daha neler dedim o kadar dikseydim bir moda evi açardım kendime.
Neyse terziler asla yetiştiremeyiz dediler .5 günde dikilir ama elimizde birisinin kına gecesi kıyafeti var yetiştirmeye çalıştığımız.Araya bile sıkıştıramayız dediler.

Zaten anneciğimin zoruyla gitmiştim.başka terziyede gitmek isyemiyorum.
Zaten ya kınada yada düğün gecesi giyeceğim (henüz kararverilememişti) kıyafeti aldım.

Geçen gün Polo'da beyaz ipek şifon acayip bol bir tunik,kolları ve yakası payet şeritle kaplıydı.böyle yere kadar uzanıyordu.fiyatı %50 indirimdeydi.Ama ben aynısını dikerim diye almamıştım.

Dün kumaşçıda gezinirken aklıma geldi.


Beyaz ipek şifon ve tamamı payet kumaşları aldım .Dün gece biçtim.Birazdan dikicem.

Eeee bu beyaz şifon tabiki kına gecesine giyilecek.Düğünlerde gelinden başkası beyaz giymemeli.Gelinin ve gelinliğin büyüsünü bozmamalı.


Kumaşların fiyatları :
İpek tül şifon metresi :5 tl
Payet kumaş metresi :33 tl
Şifonu 1,5 metre, payeti yarım metre aldım.
Birazdan dikişine başlıyorum.yarın akşam kına gecesi var.

Allahım ne telaş içindeyiz sormayız.Herkes saç baş ,kıyafet çanta derdinde.
Ben çok umursamıyorum.İçimde pek heyecan yok bu dönem bu yüzden ne giyersem giderim demiştim.Anneciğimin iteklemesiyle son kulvarda atağa geçtim .

Hadi bakalım hayırlısı.

29 Haziran 2009 Pazartesi

ilk gece elbisesi dikişim

Bu cumartesi kuzenimin düğünü var.Dayımın oğlu oluyor.Çok şık bir yerde olucak düğün.
Kuzenler,teyzeler hatta annem aylar öncesinden bu düğün için hazırlandılar.Bizim bir aile terzimiz var.rahmetli babannemin terzisiymiş.Düşünün babannem 1974 senesinde vefat etmiş.2 kız kardeş çok yaşlılar ama arı gibi çalışıyorlar.Annemin tüm mezuniyetini nişan ,kına gecesi kıyafetlerini bu terziler dikmiş.
Bizimkilertde aylar öncesinden bu terzileri kapattılar.

Herkez ikişer çift elbise ( düğün ve kına gecesi ) diktirdiler.
Bu sene olan malum sağlık nedenlerinden dolayı benim pek elim kolum kalkmıyor ben kendim dikerim dedim.

Her provaya gittiklerinde herkes birbirininkine bir kup bulmuş kimse birbirininkini beğenmemiş.bende kursun son haftasıydı elimde olan bu kumaş değerlendirmek adına bu mavi elbiseyi diktim düğün için.


Annem görmemişti.Geçen akşam gördü:
Güzel ama çok havalı değil ,daha şık olmanı istiyorum.basit sıradan geldi bana dedi.

Halbuki 1 hafta uğraştım ben bununla.daha güzel bir şey alalım dedi.
Öyle göz ucuyla baktım tek bir elbise beğendim :450 tl.
1 kez giyeceğim bir şey için vermem bu kadar para.

Bunu düğün için dikmiştim,kına gecesi içinde ayrıydı.Onuda beğenmedi.ekol'den aldım kına gecesi kıyafeti.ama giyince foto eklicem.Şöleyapılmış saçlı ,boyalı filan:))
Bu elbisem güme gitti ben çok şık bulmuştum kendisini.Üstelik kendi üretimim ve ilk kez gece elbisesi diktim.
2 ayrı parçadan oluşuyor.Etek verevine kesilmiş tam D.Arkada kuyruk uzantısı var hafiften.Yukarıda kuyruk belli olmuş.
Beline kemer uygulayıp içten bebe lastiği geçirdim.Üst beden tamamiyle makara lastiği.

en üst uca payetli şerit diktim.

Aslında çok kolay ve şık.Ama anneciğim havasız buldu.(Az önce fotoraf çektiğim için şuanda üstümde)
Az sonra terziye gidicem.Beyaz üstüne siyah puantiyeli göğüs kısmı tüğlü ve parlak ayrı kumaştan oluşan,straplez ama robadan bollaşan bir elbise düşünüyorum.Kırmızı rujlar filan tam carmen ( çingene kızı) olmak istiyorum.Yukarıdaki gibi.(kaynak ,fotonun üstünde).
Bizim terziler 5 günde dikeriz derlerse tabii,eğer dikmezlerse diktiğim elbiseyi giyicem.

27 Haziran 2009 Cumartesi

birazda yemek...

Çok uzun zamandır yemek yayınlamıyorum.Aslında çok uzun zamandır misafir almıyordum.Geçtiğimiz pazar ve pazartesi doluydu evim hemde üst üste 2 gün.
Ben kuvvetten düşmüşüm çok yorgun çok ağar hallettim misafirleri.

Gecenin menüsü:

Ekşili köfte
Körili tavuk
zeytinyalı mantarlı garnitür
İç pilav
Yaprak sarması
Kuru fasülye
Rus salatası
Aşağıda babagannuşun tarifi :
patlıcanlar ocakta közlenir.Kabukları soyulur ve ve çatalla ezilir.

sarımsaklı yoğurt hazırlanır.Patlıcanlar ilave edilir.
Aşağıdaki son görüntüsüdür.
nefis nefis nefis...
köz patlıcanı çok seviyorum...
Patlıcan salatası ( babagannuş)
Nefis yeşil salata
Dondurmalı irmik tatlısı


Babamın iş nedeniyle gitiiği erzurum'dan getirdiği kadayıf dolması. gün sonra bana ulaştığı için yumuşamıştı ,yoksa çıtır çıtırmış.Ben tatlı sevmediğim için yarım tadına baktım.Çok duydum ama ilk kez tatım.ama az şekerli bol cevizli çok ama çok hafif lezzetli bir tatlıydı.

25 Haziran 2009 Perşembe

öyle işte

Dün güzel bir gün geçirdim kuzenlerle çoştuk koptuk.

Aslında kalabalık kuzenler olmak iyi bir şey inasan arkadaşa bile ihtiyaç duymuyor.benim bazı kuzunlerim annemden 2-3 yaş küçük onların çucuklarıyla neredeyse aynı yaştayım oyüzden kuzunlerin çocuklarıda benim kuzenim ve kalabalığın kalabalığıyız.

Yukarıaki benim kudurmuş halim.
*******************************************************************
Nasıl tarz bir kıyafet bu .Nebahat Çehre'ye bayılıyorum .Aslın bakarsanız gençken çok güzel olmayan yıllar geçtikçe lokumlaşan bir kadın.Bu kıyafetinin rengini,duruşunu o şahane keten pantolonunu çok beğendim.

**************************************************************
Hülya Avşar'ı çok sevmememe ve ilgi duymamama ramen çok akıllı,cin fikirli,zeki , etkileyici,zaman zaman çok güzel,kısa saçı kendisine çok iyi yakıştıran ve taşıyan biri olarak görüyorum .
Şahene duruşa bakın.
Kısa saçı kadınsı bulmuyorum diyenlere.
Ben bayılıyorum.

Buradaki tişortu benim olmalı ben giymeliyim ve ( ondan daha daha ukala olabilirmiyim bilmiyorum ama) küçük dağları ben yarattım diye ortalarda dolaşmalıyım.Saçlarınıda kıskanıyorum çok yakıştırıyorum ama cesaret edip boyatamıyorum işte.

Hülya'dan duyduktan sonra çok kullandığım bir sözcük oldu gırgırına tabiki:
şampiyon belli 2. kim?

Bizimkisi bir aşk hikayesi


Nihayet 20 gün kadar önce satış noktasına sipariş verdiğim dikiş makinem geçtiğimiz hafta elime ulaştı.

Singer 4210 burada anlatılıyor.

Aslında araştırmadan zihnimde oluşturulmuş bir modeldi görünce bu makinede karar kıldım.ama 1-2 gün diğer modelleriyle karşılaştırıp öyle kararımı verdim.

Makine babacığımın bana hediyesi.Yıllardır elinde dikiş diken biri olarak ve çocukluktan beri hayalim olduğunu düşünürsek geç kalınmış bir hediye.Yüzsüzmüyüm ben neyim canım??
Anneciğimin ne kadar dikişten nefret edip tüm dikiş işlerini babama ve bana yaptırması,sanırım bendeki bu aşkı kamçıladı.İlk başlarda hiç dikiş makinesi almamı istemeyen anneciğim bende ki her gün artan azimi ve isteği görünce fazla karşı koyamadı,ve kendisi hediye almayı teklif etti.
Hala evlerindeki tüm dikiş işlerini biriktirip ben onlara gidince bana yaptırmayı tercih ediyor.Dediğim gibi bu sadece tercih meselesi.
Bende dikişi çok ama çok seviyorum.
Bu gün oturup ilk dikişimi dikicem.
Yanından geçerken laf atıyorum makineme ; sanırım o bir kız.
Birbirimizi çok sevdik biz.

24 Haziran 2009 Çarşamba

gelin ayakkabılarım


Burada gelinlik ve o güzel geceyi anlatmıştım.
Gelen yorumlardan sonra ayakkabılarımı yayınlamadığımı fark ettim.Ama bir türlü fırsat bulupta görüntüleyemedim.

İşte benim gelinlik ayakkabılarım.ayaklarım normalden çok ince olduğu için kapalı ayakkabı giymem ve onlarla uzun süre ayakta durmam imkansızdı.O yüzden açık bir model tercih ettim.Lame ve beyaz renk seçeneği vardı.Gubuş 1.90 boyunda olduğu için 13 pont ve beyaz tercih ettim.bende 1.68 topuklularla yüksek topuzla 1.86 filandım yani yaklaştım tontişime.

bu ayakkabı neredeyse 5 sene önceki bir model.şimdi neler neler var...
Yani eskimişiz azizim.

22 Haziran 2009 Pazartesi

havadan sudan..


Aşağıdaki yazımın sonucu.Hafif turuncumsu tatlı bir bronzluk sağlanıyor.sorular gelmiş maille.Benim tenimin rengi çok koyu olduğu için çıkarken dalga dalga olmuyor cildim.yada alt zemin koyu olduğu için göstermiyor kendini.İstediğim sonuç böyleydi.Çok sevdim çok :))
Buda burada bahsettiğim düğüne giderken giydim.buradada makyajım.

bu günlük bu kadar ...

20 Haziran 2009 Cumartesi

otobronz

Yaz geldi ya siyahi olma hevesi başladı bende.
Şöyle melez sütlü çikolata renginde olmayı istedim.Hemde çok.


Mesela bu hatun kız gibi.

Aslında haddinden fazla esmerim ama yinede 3 ton koyu olmak istiyorum işte .

8-9 sene önce solaryum daha yeni yeni tanınırken çok pahalıydı.Oto bronz kremleri henüz yoktu sadece Ankara Kızılay'da amerikan pazarından ithal kremler alırdım.Nasıl yoğun kokulu ve pahalı olurlardı.Yüz vücut fark etmez heryerime sürerdim.

Şimdi her büyük markette yüz - vücut ayrı olarak ve bir sürü marka bu kremlere rastlamak mümkün.

Benim gibi meraklılarına.

Aslında geçtiğimiz haftalarda antalya gezisinde azıcık rengim değişti ama bunu saymıyorum.Hatta burada dönüş ertesi hafta sonu gezisindeki et soteyi karıştırıken olan ten rengim.

Bu ürün loreal'in ilk defa kullanıcam.Sadece yüz için.vücut için olanı ayrı.Genelde kış aylarında kullanırdım ama bu kış hiç elime yüzüme bakıcak durumda değildim.İnşallah önümüzdeki kış çok mutlu sağlıklı, keyifli ve bakımlı geçicek bizim için.

Ben hiç bir şekilde pudra ,fondoten kullanmam yüzüme düğünümdeki makyajımda bile yoktu.üstelik yağlı ve parlayan bir cilde sahibim.Sadece göz altı kapatıcısı oda her zaman değil ihtiyaç olduğunda.

O yüzden cildimi arada böyle renklendirmek hoşuma gidiyor.Üstelik bakım yaparak.
Tenim kendi haliyle bu renkte şu anda.

Cildim hassas olduğu için ve ne kadar renk tepkimesi vereceğini öğrenmek için kol içimde denedim.Mercimek tanesi büyüklüğünde tek sürüş ve ertesi gün hali böyle oldu.Tam istediğim gibi :))

Koku süper,kıyafete bulaşmıyor ve çok iyi yayılıyor.

test etmek için defalarca yıkadım çıkmıyor.

Kullanan birisinin tavsiyesiyle aldım.4 gün üst üste sürüce çikolata rengine bürünüp 20-25 gün koruyormuş rengini.

Boyutu küçük 50ml.Ama çok etkili azıcık bile tüm yüze yetiyor.dün gecede yüzüme sürüp yattım kaltığımda karamelli bi şey olmuştum.Ama canım balım eşim farketmedi. Demekki bir kaç gün üst üste sürmeliyim.

19 Haziran 2009 Cuma

kısa bir aşk hikayesi

Bu gün dünden çok daha iyi uyandım.Zıplayarak kaltım yatağımdan.İçim biraz daha iyi ,sinirler biraz daha gevşemiş.
Makineyi bu gün almaya gidicem.çok sevinçliyim.



Yarın gubuşla benim tanışmamızı sağlayan müdürümüzün çocuklarının sünnet düğünü var.

Yıllar önce ben 20 yaşındayken Schwarzkopf satış ekibinde çalışırken,Müdürümüzün tanıdığı birisi şef olarak işe başlıcak denildi.Halbuki ben şefliğimi bekliyordum.Gerçekten çok hırslı ve verimli çalışıyordum.Türk HENKEL bünyesine ne işe girmek nede çalışmak ( üstelik o küçük yaşıma ramen) kolaydır.

Ben başka bir firmada çalışırken teklif sunmuşlardı bana.Şanslıydım .

Neyse konumuza dönelim.
İşte beni atlayıp yeni şef aldıkları için çok kızgındım.Sonra Gubuş geldi.tanıştık.Ayyy ben pek bir sevdim.Araştırma yaptım hemen müdürümüzün üst kat komşusuymuş.Hıımm şef olmak için geçerli bir sebep değil ama sesimi çıkartmadım yinede.Çocuk çok hoş negatif bir elektiriği üstüme çekmenin hiç anlamı yok.

Sonra 4 ay boyunca Gubuş bana hanım ben ona bey dedik durduk.
Ama böyle kalpler pır pır.Daha bir hevesli çalışmalar,üstün satışlar kotayı geçip şeften aferim almak için yarışlar,daha bir süs püs,koku ....
Sonra bir arkadaşımızın bizim adımıza komplo olarak düzenlediği akşam gezisinden sonra hımmm

AŞŞKKKK...

2003'de yaşandı bu olaylar.
Tabii ben işten ayrıldım.Gubuş sağlık problemleri yaşadı oradan ayrıldı.Şimdi farklı firmada çalışıyor.Hatta müdürümüzde farklı bir kozmetik firmasında.

Ama o çok değerli müdürümüz halen ailecek görüşüp çok sevdiğimiz insanın yarın çocuklarının sünneti var.
Gubuş'u bana getirdiği için ayrı bir gönül bağı var ona karşı.

Yarınki düğüne hazırlıklar başladı şimdiden...

18 Haziran 2009 Perşembe

gülümse hadi gülümse.....

Enerjisiz uyandım bu güne.Canım hiç yataktan kalmak istemedi.Yarım saat kadar oturdum yatakta.Ev sessizdi.
İçimde bür sürü fısıltılar.
Koyu bir kahve,2 tane tavada yumurta ,biraz mail cevaplaması son durumum.
Halbüki sevin işte az önce telefon geldi sipariş ettiğim dikiş makinesi gelmiş mağazaya.
Ve çalışma odanı kalk hazırla en güzel yerine koymak için makineyi.
Sanırım gubuş 'un söylediği söz beni etkiledi: 1 ay Ankara'dan ayrılamazmışız işler dolayısıyla.Yani tatil planları 1 ay daha sarktı.Halbuki her gün farklı bir deniz manzarasıyla süslüyorum masa üstümü .Çarıştırayım ,kendime yakınlaştırayım diye.
Evren sesimi geçmi duyuyor ne?
Her zaman çok sevdim deniz kokusunu ama bu yıl herşeyden daha çok ihtiyacım var Gubuş'la sadece deniz sesi ve maviye.

Turuncu çiçek bana enerji ve mutluluk getirecek.
Omuz ağrılarım ve kulunçlarım çoğaldı.Tabiki güneş yumuşatıyor,ayrıca yüzmek en iyi tedavisi.
Allahım her şeyin sonu güneşe ve denize çıkıyor.
Ben daha bir ay nasıl bekliyeceğim?
Ühüüü ühhhüüü....

17 Haziran 2009 Çarşamba

MİM

Güzel ve güzel kalpli arkadaşım Gülen bana mim göndermiş:
1- kullandığınız parfümün markası?
Şu aralar Avon Cellebre,eşimde parfüm satıyor elime ne geçerse sıkıyorum işte.genelde Mentolümsü çiçek kokuları seviyorum.

2- Kullandığınız kremin markası?
shıseıdo nemlendiri jel,Clean&clear cift etliki nemlendirici

3- Şu anda okuduğunuz kitabın adı ne?
(bakınız aşagıda) Angela'nın külleri

4- En son aldığınız 3 ürünün adı nedir?
Çeşitli keten kumaşlar,kitap,bir kaç parça yazlık bluz.

5- En çok sevdiğiniz 3 dizi film.
Zaman bulursam dizilere şöyle bir bakarım.Başından izlediğim sadece Canım Ailem ve Kavak Yelleri var.
İşte bu kadar benden kimseye mim yok :< )

16 Haziran 2009 Salı

SU

Ben hayatımda gubuş kadar su içen birisini görmedim.Diyalize girmeden önce 4 litre suyu hergün içiyordu.Hatta dahada fazlası bile oluyordu.

Şimdi 2 diyaliz arası sıvı alımına dikkat etmesi lazım ki rahatsızlık yaşamasın.Hafta sonu uzun yola çıkmanın verdiği bol zaman ve keyifle sıvı alımını artırarak dün gece hiç uyumayacak kadar rahatsızlık yaşadık.Bu gün akşam gitmemiz gereken diyalize sabahın köründe koşar adım gittik.

Canım kocam asla ve asla yemekle arası olmayıp karnını suyla doyuran bir tipti.Malesef artık yasak.Çok az içmesi gerekiyor.Hemen böbrek bulmamız lazım.

Evrene pozitif enerjimi gönderiyorum :Bize en uygun dokulusundan ,en uzun ömürlüsünden ,en düzgün çalışanından bir BÖBREK allahım.
Amin...

Neymiş artık su bardaklarında balık olmak yokmuş :((

Bende su içmeyi unutuyorum.3 gün içmesem aklıma gelmiyor.sadece dışarı çıkınca 500 ml peti bitiriyorum.mutfağa gittiğimde hadi birde su içeyim diye çaba sarfediyorum.
İşte Kocitoyla ters bir durumdayız.


Bende bu aralar biraz birkaç kilo vermek istiyorum .Sırf keyfim yerine gelsin diye.O sebeple yeşil çay içmeye başladım.Ama sıcak olarak sadece nescafe içerim.Yani gitmedi yeşil çay üstelik şekersiz ıyyyyy.
Az öce okudum Ender saraç bahsetmiş sıcak veya soğuk yeşil çay kilo vermeyi kolaylaştırıyor diye.Sırf bu yüzden kocaman bir sürahi soğuk ballı yeşil çay hazırladım.

4 tane sade yeşil çayla,2 tane limon çayını demledim.

İçine çubuk tarçın ve 2 çorba kaşığı bal attım.



Bütün bu sürahi dolusu yeşil çayı 1 günde içtim.
Böyle zayıflama olmaz yahuuuu şiştim resmen, karnımdan lıkır lıkır sesler gele geziyorum evde.

Üstelik Angela'nın Küllerini okurken çok üzülüp daha çok yemek yemek istiyorum.Mutlaka okunması gereken gerçek bir yaşam hikayesi.
Ve bir kez daha bu kadar yiyecek verdiği için Allah'a şükediyorum.
Rejimde neymiş :((